soğuk çeşmeden içtim
tepedeki ağacın
gövdesine yaslandım
kısa vakitte
uzun uyudum
...
dönerken
ağır yürüdüm
şimdi geldim
Meramımızı kelimelerle anlatmak zorunda bulunuyoruz; ekseri- ya da mekân içinde düşünüyoruz. Başka türlü söyleyelim; dil icabettiriyor ki maddi şeyler arasında bulunan ayrılıkları fikirlerimiz arasında da açıkça yapalım, bunu yapmak pratik hayatta faydalı, ilimlerin çoğunda zaruri oluyor. Yalnız bazı felsefi meselelerin meydana çıkardığı aşılmaz güçlüklerin hiç de mekânla ilgisi olmayan olayları mekânda sıralamakta ısrar etmekten ileri gelip gelmedikleri ve kavganın erafında döndüğü kaba hayallerin bir tarafa bırakılarak bazan bu güçlüklere bir son verilip verilemeyeceği suali hatıra gelebilir. Yer kaplamayan olayları yer kaplayan olaylara, keyfiyeti kemiyete çevirerek akla aykırı bir yorumla ortaya konmuş olan bir meselenin içine bu suretle evvela bir tenâkuz sokuluyor, sonra da meselenin çözülmesinde tabiatiyle tenakuzlar oluyorsa bunda artık şaşılacak ne olabilir?