üfle! öldük! küfle
kaplı kaplardık, kapalı
unuttuk moru alı
yıllardır, of'la üf'le
nefes gerek erek
dolmuş tasa. Yasa
boğulmuş adet, yasa
içinde ödük diyerek
yuvarlanır da arlanır
deme, gök tencere mi ulan âli
sen, gitsem n'olurdu hali
diye dur, otur, anır!
21 Ekim 2010 Perşembe
28 Eylül 2010 Salı
rûzigâr
kalbimde erişilmez uzaklar
dalında bir yaprağım
kudurmuş bir ağacın
bak bakalım ne söylüyor rûzigâr
anladım, uzağın da uzak olmak için
hayli nedeni var
düşler geceyle sarmaş dolaş
bin kızın üpüşünden türüyor bahar
içimde vazgeçilmez bir kuşun
fecri örten kanatları
bilmeden fersahlarca koşmuşum
kızıl bir mahşere atları
anladım, uzağın uzağında olmak için
hayli neden var
aşklar kederlere yoldaş
acıyla yükseliyor dağlar
3 Ağustos 2010 Salı
düşler
öğle sonrası düşleri
yayılmış düşler, tel tel
gün ışığı, pencere aralığı
üç beş çocuk, sokak, top
ikindi düşleri, hapşırık
tabak sesleri, mutfak, yalnızlık
bir takım insanlar
küçük bir tablo duvarda
akşam düşleri, sivrisinekler
yemek kokusu, banyo
kırık bir kalp masa örtüsü
üstünde duran çatal ve bıçak
gece düşleri ve yalnızlık
şiltenin üstünde yastık
çarşaf, keten, bir bardak su
ve bir takım insanlar
29 Kasım 2009 Pazar
Annabel Lee
ağzında gümüş kaşıkla doğmadı annabel lee
bıraksalardı, gökyüzünden koparıp güneşi
saçına takardı altın bir gürz gibi
annabel lee saçları altın gözleri mavi
güzelliği kuşlarla konuşmasından belli...
derken bir gün, bir öğlesonrası
ormanda camdan tabutunda düşe dalması
ve düşünde kendini besbelli
bir cüce sanması
çaresizliğini mi gösteriyor ki
güzelim annabel lee
gülüşü gülden gözleri nemli
vaktini doldurmuş bir deli
diye kendini
öteleyerek yol açıyorsa
taflanların arasında
üstelik bir elinde ayna bir elinde elma
her gece kendi kapısını çalıyorsa?
8 Eylül 2009 Salı
baktım baktım baktım
geldiğin zaman, koridorlarda ilerlerken gördüğüm öteki yüzüm tanıdık gelmiyordu. ürkek ve solgun bakışlarını neyle onarsam bilemiyordum. sonra hiç bir zaman burda olmadığım geldi aklıma. şaşırmadım, anladım ki yokum...
gelmemiş bir zamanın içine mi düştüm? nasıldı? ben yalnız mı kaldımdı? geçiyordum, geldiğinde öteki çokluklarla meşguldüm ya da pencerelerden baktım uzun uzun, göremedim. değişmem mi gerek, neye yarar aranan bulunduğunu anlayınca?
sonra, baktım baktım baktım
kendimle konuşuyordum.
konuşmak beyaza boyamaktı
susmak alabildiğine mavi
sözler bozulur
sesler uçardı
ben de baktım baktım baktım
arkandan gidişine.
gelmemiş bir zamanın içine mi düştüm? nasıldı? ben yalnız mı kaldımdı? geçiyordum, geldiğinde öteki çokluklarla meşguldüm ya da pencerelerden baktım uzun uzun, göremedim. değişmem mi gerek, neye yarar aranan bulunduğunu anlayınca?
sonra, baktım baktım baktım
kendimle konuşuyordum.
konuşmak beyaza boyamaktı
susmak alabildiğine mavi
sözler bozulur
sesler uçardı
ben de baktım baktım baktım
arkandan gidişine.
6 Eylül 2009 Pazar
3 Eylül 2009 Perşembe
mektup
derken,
yazdan kalan düşler kurduk
kış sonralarına
sonra bir yaz, metruk ve soluk...
(yani kimsesiz bir yaz)
ölü
ve donuk
eğilip usulca
kalbine dokunduk
ve orda o yazdan
aşkları mektup
diye aldık,
akşamları bir zarf
ve kendimizi pul
_____________gibi bulup
kış sonlarına damgalandık
yanmak için vardık!
lâkin hep bir müsvedde
gibi yandık
yazdan kalan düşler kurduk
kış sonralarına
sonra bir yaz, metruk ve soluk...
(yani kimsesiz bir yaz)
ölü
ve donuk
eğilip usulca
kalbine dokunduk
ve orda o yazdan
aşkları mektup
diye aldık,
akşamları bir zarf
ve kendimizi pul
_____________gibi bulup
kış sonlarına damgalandık
yanmak için vardık!
lâkin hep bir müsvedde
gibi yandık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


