yazmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2009 Perşembe

mektup

derken,
yazdan kalan düşler kurduk
kış sonralarına

sonra bir yaz, metruk ve soluk...
(yani kimsesiz bir yaz)
ölü
ve donuk

eğilip usulca
kalbine dokunduk

ve orda o yazdan
aşkları mektup
diye aldık,
akşamları bir zarf
ve kendimizi pul
_____________gibi bulup
kış sonlarına damgalandık

yanmak için vardık!

lâkin hep bir müsvedde
gibi yandık

2 Eylül 2009 Çarşamba

yazdan kalan düşler

bu akşam fazla gelir ikimize

biz ki kırılgan umutların
ürkek koruyucuları
yıllarca nöbetler tuttuk
beşiğinin başucunda
yarınların

ve anıların tabutunda
paslı bir çivi gibi buruk
dururduk

...
derken, yazdan kalan
düşler kurduk
kış sonralarına

27 Ağustos 2009 Perşembe

Çivisi çıkmış bu dünyanın

Bazıları ne yazacağını düşünür düşünür zorlar kendini öyle yazar. Her yer böyle yazılarla dolu, kısır, bize bir şey anlatmayan ve tatsız. Bazılarının da aklı sonsuz imgelem ülkesinin lodosunda kalmış gibidir, kafalarının içi pamuk tarlaları, yüzlerce, binlerce pamuğun uçuştuğu. Hangi pamukları alıp torbaya yerleştirmelidir karıştırır insan, nasıl bir iplikle neyi bağlayacağını bilmiyorsa.

Biri yazmak istediği şeyi anlatacak imgelem gücüne sahip değildir, bir diğeri yazmak istediği şeyi bilmiyordur imgeleri havada kalır. Şu işe bak! Lanet dünya. Çarkı yerinden çıkmış ve hatta ekseni pamuk ipliğinden. Nasılda dönüyor şirret. Hay lanet!

8 Mart 2007 Perşembe

acele etmekte fayda vardı

havada kuş izi var, arkadaşlar! demek ki
yaz geçeli çok olmamış buralardan
hem ipektenmiş hem de safran
sarısı gülleri takıp boynuna

ateşle tavlanmış bir kız gibiymiş,

endamı ufukta gök gürültüsü
bulutsu şalından yosun örgüsü
saçlarını savura savura geçmiş

ondandır bizdeki bu baş döngüsü

arkadaşlar burda birden çok eylül
dökülmüş peşinden terkedenlerin
ve çok göz yaşı!
gidene karşı
sallanmış mendiller, kurutulmuş gül

arkadaşlar nasıl da geçmiş bir ömür